Ulusal Köşe Yazarları

Haber tektir, yorum çoktur

Pilava hücum..

Atilla Özdür – Vakit
2008-04-19

Pilava hücum..
İsmet paşa, ‘Dünya yeniden kurulur, Türkiye de yerini bulur’ demişti… Dostları Türkiye’ye dirsek çevirdiğinde, Türkiye’nin de dünyanın bu yenileşme sürecinde kendi yerini alarak dostlarına hakkedecekleri cevabı vermesini boynumuza borç yazdırmıştı…
Tabiî köprülerin altından akan azgın sular, Türkiye’nin sosyal, politik ve ekonomik alanının verimli toprağını erozyona uğratarak sürükleyip götürdü. Yumruğunu masaya vurduğunda milletin bütünüyle kendisine güven ve itimat telkin edebilecek liderinden yoksunluğu, Türkiye’deki bu erozyonun yaratıcısıdır…
Açalım biraz…
-
Türkiye’nin alt katlarında yer alan milletin bizzat kendisi, yukarılardaki çekip çeviricilerinin kendinden farklı bir hayat düsturunun bulunmadığına inanması, iman etmesi gerekir. Bu gereğin yerine getirilmesi de öncelikle yukarıdakilerin görevidir…
Yukarıdakiler dediğimiz Devlet Başkanları, Başbakanlar, mebuslar ve vekiller ile ekonomide temel direkliği oynayanlar, bırakın laikliği maikliği bir yana, ister Müslümanca olsun, ister insanca, humanistçe, kendilerinin halktan bir parça olduğunu aşağıya fiilen yaşayarak göstermekle yükümlüdürler…
Bunların millete yönelik ‘çeltik ürünlerine imsak’ teklifinde bulunduğunu düşünelim.. Büyüklerimiz, aşağının hangi saflarını inandırabilir, Meclis lokantasında pirinç pilavına paydos çekilebileceğine, Maliye Bakanı’nın da kaşığı elinden fırlatıp atabileceğine…
Kıçına çekebileceği bir tek donundan dahi yoksunluk girdabında feleği şaşırtılmış bir Türkiye’de, niyedir bu bulgur değil de pirinç pilavına düşkünlük…
Yeri geldiğinden hemen yapıştırıyoruz; Türkiye, yüzde 99′luk kesafetiyle bir Müslüman memleketidir… Ve ardından da tamamlıyoruz, ‘Müslümanlar tek bedende yaşarlar, köşe kenar halklarının parmak tırnak acısı, merkezdeki beyin takımının yüreğini tırmalar…’
Ciddi miyiz, ciddi misiniz?.. Cenaze namazı için Fatih Camii’nde tekbir getirenler, cenazelerini Teşvikiye’den Zincirlikuyu’ya alkışlarla postalayanlar…
Ciddi miyiz, ciddi misiniz?..
Bendeniz efendim hiçbir ahval ve şeraitte bu tırmalamanın Türkiye realitesinde duyulup hissedildiğine inanamıyorum…
Yabancıya mülk satışındaki bu bitmez, tükenmez ısrarlı direniş niye?..
Söyleyelim sebebini…
Yukarıdaki hegemon ittifakının elbirliğiyle sürdürdüğü devleti küçültme operasyonu sonunda, hazan yaprağı misali sararıp soldurtulan Hazine’nin pirinç ithalatına finansman yaratılması amacıyla…
-
Tüketim krizleri, ekonomik istikrarın, buna bağlı olarak da politik düzenin en büyük, en korkutucu ve en tehlikeli riskleri arasında ilk sırada yer alırlar… Satış yoksa, üreticilerle satıcılara hastane yolları kapalıdır… Pazar tıkanmışsa, okullar verimliliğini kaybeder, toplumsal cehalet ülke geneline yayılır ve haneler viraneye dönüşürler.. Bizim kaba Türkçemizde de söz konusu bu tehlikeli hâl, ‘Alan yok, satanı bilmem ne yapayım’ ile ifade edilir…
Dünya tahıl fiyatları artıyor. Sebebi şu veya bu… Amma, sebeplerin başında yer alana gelelim…
Aşağıdaki halkla ahlâki, sosyal, kültürel, siyasi ve dini, estetik ve bedihi bütün bağlarını kopartıp kendilerini ilahlaştırmış, aralarında Türkiyelilerin de yer aldığı global yuppi’ler, özal’ın Bond çantalıları, kamu işletmelerinin, amme mülkiyetindeki iktisadi yatırımların kötülüğü üzerinde sergiledikleri tahrip edici senaryolarla dünyayı özelleştirmiş olmaları…
Şu anki halimizde millet devletin vatandaşı değil, özel işletmelerin, global sermayenin malıdır…
Lütfen dikkatlerinizi esirgemeyiniz.
Filipinler’de de dünya, fiyat hareketlerinden etkileniyor ve pirinç fiyatları alıp başını yükseliyor.
Halkının temel gıda maddesi pirinç… ülkenin Tarım Bakanı, çeltik üretimindeki düşüşün sebebini, üretim alanlarının turizme tahsis edilerek golf sahalarına çevrilmesinden kaynaklandığını en sonunda çakozlayınca, hükümet de politikasından yüz geri ediyor…
-
Bir Hilal uğruna diyordu Mehmet Akif, ‘Ne güneşler batıyor…’
Yabancıya mülk satışı yeniden başlıyor…Haydi bakalım, kaşıklarınızı hazırlayın…
AKP’nin kapatılması için hazırlanan iddianamede sebep laiklik ve müşahhas delilleri ise başörtüsü…
Başörtüsünü kaldırırsanız altında Cargill yasasını göreceksiniz…
Orhangazi’nin verimli tarım arazilerinde zeytinin yanında çeltik üretimi de yapılırdı… Şimdi, bayrak direğimizi kurt kemiriyor…
* Faks: (0212) 632 83 06

19 Nisan, 2008 - Yazan: Emir Öztürk | Köşe Yazarları | | No Comments Yet

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapın